Anne-babalar, çocuklarının olacağını öğrendikleri andan itibaren hayatlarında birçok şeyi onlara göre düzenlerler, onlara göre çalışır ve onlar için her şeyi yapabilirler. Ancak bazı durumlarda anne ve babalar

 

ın çabaları yetersiz kalabilir ve destek almaya ihtiyaç duyabilirler. Unutmamalı ki psikolojik destek almak ne çocuğunuzun eksik olduğunu ne de sizin yetersiz bir ebeveyn olduğunuzu gösterir. Her insan psikolojik destek almaya ihtiyaç duyabilir.

Peki, çocuğumuz için ne zaman psikolojik destek almalıyız?

 

 

Çocuğunuzun bazı davranışları normal olarak görülmese de aslında yaşına uygun olabilmektedir. Örneğin çocuğunuz 2 yaşında olup parmağını emiyor olabilir. Parmak emme davranışı 3 yaşından sonra gösterilmemesi gereken bir davranıştır. Aynı zamanda yaptığı davranışın sürekliliği ve ne kadar yoğun olarak yaptığı da önemlidir.

 

Bazı davranış bozuklukları:

Tırnak Yeme: Tırnak yeme davranışı genellikle çocukluk döneminde başlayıp, ilerleyen yaşlara kadar sürebilmektedir. 3-4 yaşlarına kadar bu davranış görmezden gelinebilir. Azarlamak, korkutmak ve ceza vermek gibi çözümler yararlı değildir aksine çocuğunuz için ağır duygusal problemlere sebep olabilir. Davranışı gerçekleştiren çocuğun bu davranış sonucunda neler hissettiği incelenmelidir. Çocuğunuza olumlu şekilde yaklaşmanız, temelde yatan tespit edebildiğiniz sebebi ortadan kaldırmaya çalışmanızın yeterli gelmediği durumlarda psikolojik destek almanız yararlı olacaktır.

Parmak Emme: Parmak emme davranışı 3-4 yaşlarına kadar normal olarak görülebilir ancak sonrasında bir alışkanlığa dönüşüyor olması dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Tırnak yeme davranışında olduğu gibi azarlamak, korkutmak veya ceza vermek çocuğun bu davranışını kesmesini sağlamayacaktır. Çocuğa olumlu bir şekilde yaklaşılmalı ve ona bu davranışı yaptıran sebep araştırılmalıdır. Parmak emme davranışının asıl nedenlerinden biri ( her birey için farklılık gösterse de) kaygı ve korkudur. Çocuğunuza olumlu şekilde yaklaşmanız, temelde yatan tespit edebildiğiniz sebebi ortadan kaldırmaya çalışmanızın yeterli gelmediği durumlarda psikolojik destek almanız yararlı olacaktır.

Alt Islatma: Çocuğunuz 5 yaşından büyükse, haftada en az 2 kez olmak üzere 3 ay boyunca altını ıslatmaya devam ediyorsa ve bu belirgin olarak hayatına olumsuz etki ediyorsa altını ıslatması psikolojik destek almanızı gerektiren bir durum olmaktadır. Bir doktor kontrolünden geçirilmesi de yararlı olacaktır.

Saldırganlık: Çocuğunuzun başkalarına veya nesnelere kasıtlı olarak zarar vermesi, zorbalık göstermesi üzerinde durulması gereken bir durumdur. “Çocuğumun karakteri böyle, yapabileceğim bir şey yok.” Gibi düşünmemek gerekir. Çünkü saldırganlık davranışı kontrol edilmez ve altında yatan sebeple çalışılmazsa daha büyük problemlere sebep olabilmektedir. Çocuğa ceza vermek, azarlamak saldırganlığı ortadan kaldıracak çözümler değildir. Psikolojik destek alınması yararlı olacaktır.

Karşıt Gelme: Çocuğunuz son 6 ay içerisinde sinirli/huzursuz bir ruh haline sahip, tartışmacı ve karşı gelme davranışlarını sıklıkla gösteriyorsa üzerinde durmanız gereken bir durumdur. Çocuğunuz 5 yaşından küçükse en az 6 ay boyunca çoğu günlerde bu davranışları gerçekleştiriyor olması, 5 yaşında veya büyükse en az 6 ay boyunca haftada en az 1 kez bu davranışları gerçekleştiriyor olması dikkatinizi çekmelidir. Bu davranışları ve ruh hali kendisini ve çevresindekileri olumsuz etkiliyorsa psikolojik destek alınması çocuğunuz için olumlu olacaktır.

Yalan Söyleme: Çocuklar 5-6 yaşına kadar yalan söylemenin tam olarak önemini anlayamazlar, hayal ile gerçeği ayırmayı tam olarak başaramazlar. Ancak 5-6 yaşlarından sonra çocuk hayal ile gerçeği ayırt etmeye başlamaktadır Bu dönemde çok sık yalan söyleme davranışı çıkıyorsa, dikkate alınması gereken bir durumdur.

Kaygı Bozuklukları: Kaygı bozuklukları birçok şekilde karşımıza çıkabilen ve birçok farklı türü olan bir bozukluktur. Travma sonrası stres bozukluğu, yaygın kaygı bozukluğu, sınav kaygısı, fobiler, ayrılma kaygı bozukluğu ve mutizm bunlardan bazılarıdır.

Travma sonrası stres bozukluğu, bireyin yaşadığı travmatik yani kişiyi derinden etkileyen bir olayın ardından duyduğu korkular ve bedensel tepkiler olarak açıklanabilir. Sevilen birinin ölümü, cinsel saldırı gibi olaylar travmatik olaylara örnek verilebilir. Çocuğunuz böyle bir olay sonrasında 1 aydan daha uzun bir sürede günlük hayatını etkileyecek derecede bazı durumlardan kaçınma, travmatik durumu görmezden gelme veya sürekli olarak hatırlama davranışlarını gösterirse psikolojik destek almak önemli olacaktır.

Yaygın kaygı bozukluğu, çeşitli durumlarda ilgili aşırı düzeyde endişe, sıkıntı ve kaygının yaşandığı, bireyin bu duyguları kontrolünde tam başarı sağlayamadığı ve bunlara bağlı olarak günlük yaşam becerilerini yerine getirmekte yetersiz kaldığı bir bozukluktur. En az 6 aylık bir sürede olaylar ve durumlar karşısında aşırı endişelenen ve bu endişesini kontrol etmekte zorlanan bir çocuğunuz varsa psikolojik destek almasında yarar vardır.

Sınav kaygısı, çocuklarda özellikle de ergenlerde genellikle görülen bir durumdur. Sınav hakkında konuşulması, sınava esnasında mide ağrısı, bulantı, unutkanlık, dikkati toplayamama, felaket senaryoları üretme, gerginlik, sinirlilik, karamsarlık, çalışmayı bırakma, sınavı bitirmeden sınavdan çıkma gibi davranışlar gösterebilir. Bu süreçle baş edebilmek için psikolojik destek almak önemlidir.

Fobiler çeşitlilik göstermekle birlikte sosyal fobi, özgül fobi, okul fobisi olmak üzere bazı çeşitleri vardır. Sosyal fobi, sosyal durumlardan 6 ay ya da daha uzun süre kaçınma davranışıdır. Günlük yaşamı zorlaştırır. Özgül fobi, hayvanlardan, iğneden vb nesnelerden 6 ay ya da daha uzun süre kaçınma davranışını göstermesidir. Okul fobisi, okula gitmesi gerektiğinde karın ağrısı, kusma, ishal vb tepkiler göstermesidir.  Bu tarz durumlar gözden kaçırılmamalı ve mutlaka destek alınmalıdır.

Ayrılma kaygı bozukluğu, çocuğun sevdiği kişilerin (özellikle anne ve babasının) öleceğinden veya hastalanacağından, yalnız kalmaktan korkması, evi haricinde uyumak istememesi, bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığı için tekrar bu süreci yaşamak zorunda kalmaktan korkması ve sevdiği kişilerden ayrıldığında kaygılanmasını belirtir. Bu kaygı çocuğunuzun ve sizin günlük hayatınızı etkiliyorsa psikolojik destek alınması önemlidir.

Mutizm ya da seçici konuşmazlık, çocuğun bazı durumlarda konuşabiliyor olup bazı durumlarda konuşmaması, konuşmayı tercih etmemesi durumudur. Konuşmayı biliyor olmasına dikkat edilerek psikolojik destek almasında yarar vardır.

Korku: Çocuklarda okul korkusu, karanlık korkusu, doktor korkusu, ölüm korkusu ve benzeri birçok korku ortaya çıkabilmektedir. Bazı korkular belli yaş düzeylerinde ortaya çıkmakta ve sonrasında kaybolmaktadır ancak günlük hayatını etkileyecek şekilde korku duyduğunu düşünüyorsanız çocuğunuzun psikolojik destek almasını isteyebilirsiniz.

Çalma: 2 yaş çocukları her şeyin kendisine ait olduğunu zanneder, dolayısıyla bir başkasının elinden bir şeyi almak isteyebilir. 3-4 yaş çocukları bu dönemde izinsiz bir şey almaması gerektiğini bilir ama yine de alma isteğine karşı koyamaz. 5-8 yaşlarında ise çocukların çalma davranışını sıklıkla gösterebildiği bir dönemdir.  5-8 yaşları ve sonraki yaşlarda çocuğunuz bu davranışı gösteriyorsa,  psikolojik destek alması önemlidir. Çocuğunuzu azarlamak, ceza vermek veya şiddete başvurmak bu durumu çözüme kavuşturmayacaktır.

Yeme Bozuklukları: Çocuklarda özellikle kuş gibi beslenme bozukluğu olarak ortaya çıkar. Yeni yemekleri denemede isteksizlik yaşar, bazı yemekleri kesinlikle yemez ve bir “kuş” kadar az yemek yer. Çocuğa kızmak, azarlamak veya ceza vermek bu durumu çözüme kavuşturmamaktadır. Bir uzmandan destek almak önemlidir.

Okuldan veya Evden Kaçma: Genellikle ergenlik döneminde rastladığımız bu problem, çocuğun ebeveynlerinin haberi olmadan evden veya okuldan kaçmasını belirtmektedir. Çocukları madde kullanımına, riskli davranışlar sergilemeye, suç işlemeye veya okuldan atılmaya iten bu süreçte hem okuldan destek alınmalı hem de psikolojik destek alınmalıdır.

Tikler: Sürekli tekrar eden fiziksel davranışlar, boğazdan veya ağızdan çıkarılan farklı sesler tik olarak nitelendirilebilir. 10 yaşlarında sıklığı artabilmektedir. Tespit edildiğinde bir uzmandan destek alınması gereklidir. Sonrasında devamlılık gösterebilmektedir.

Çocukların uyumaları gereken süreler yaş veya ay dönemlerine göre değişiklik göstermektedir. Yeni doğan bebeklerin (0-3 ay) her gün 11-17 saat arasında uyuması onların ihtiyaçlarını karşılamaktadır. 4-11 ay arası bebekler en az 10 en fazla 18 saat, yürümeye yeni başlayan çocuklar yani  1-2 yaş çocukları 9-16 saat, okul dönemindeki çocuklardan ise en az 7 en fazla ise 12 saat uyumaları beklenmektedir. Bu uyku sürelerinde günlük hayatını aksatacak, yemek yemesini veya su içmesini engelleyecek bir artış veya hayatının kalitesini düşürecek şekilde bir azalma varsa psikolojik destek almak çocuğunuz için yararlı olabilir.

Çocuklarda toplumsal ahlaki değerler 6 yaş itibariyle oturmaya başlar. Bu yüzden bu yaştan önce çocuğunuzda mastürbasyon davranışını gözlemlerseniz, yoğunluğuna dikkat etmelisiniz. Sıklıkla gösterdiği bir davranış değilse sakin karşılamanız önemlidir. 4 yaşında bu davranış yoğun olarak gösterilebilmektedir. Ancak çocuklar 12 yaşına kadar cinsel birleşmeyi düşünmezler. Bu davranışın sebebi merak veya parmak emme gibi kaygısını azaltmaya yönelik olabilmektedir.

            Bazı durumlarda çocuklar yaşıtlarından farklı davranışlar gösterebilirler. Örneğin, kendisinden yaşça büyük bir insanın verdiği cevapları verebilir veya kendisinden yaşça küçük bir çocuğun davranışlarını gösterebilir. Bu çocuğunuzun yetersiz veya bozukluk gösteren bir çocuk olduğunu göstermez, aksine çocuğunuz özel bir eğitime, özel bir desteğe ihtiyaç duyduğunu size aktarmaya çalışıyor olabilir. Bilinçli ebeveynler olarak sizler bu ihtiyacı gidermek için elinizden geleni yapacaksınız. Ancak şu unutulmamalı ki her çocuk farklı olduğu gibi ihtiyaçları da farklıdır.

            Çocuğunuzun taklit ve jestlerinde sorunlar varsa, göz teması kurmakta zorlanıyor hatta hiç kurmuyorsa, adını söylediğinizde tepki vermiyor, konuşmasında bazı sorunlar varsa çocuğunuzun bir uzman desteğine ihtiyacı olabilir.

Bazı durumlarda ise çocuklar okul hayatında yaşıtlarıyla aynı gelişimi ve başarıyı gösteremezler. Bu başarısızlık çocuğunuzun okumasında, işlem yapmasında, grafikleri anlamasında, farkları bulma gibi etkinliklerde yaşanıyorsa çocuğunuzun bu ihtiyacını gidermek için psikolojik destek almanız onun için yararlı olacaktır.

Kendi gözlemleriniz ve çevrenizin fikirleri doğrultusunda çocuğunuzun çok yaramaz, yerinde duramayan ve hatta “düz duvara tırmanabilen” bir çocuk olduğunu düşünüyorsanız şu özelliklerine de dikkat etmenizde yarar vardır:

-Saldırganlık

-Dikkat dağınıklığı

-Uyku problemi

-Yerinde oturamama

-Ders süresinde dikkatinin çabucak dağılması

-Arkadaşlık kuramama veya sürdürememe

Bu özelliklerin bazılarının da çocuğunuzda bulunduğunu düşünüyorsanız, çocuğunuzun bir uzmanla çalışmasında yarar vardır. Çocuğunuza “Yerinde dur!” “Otur artık!” gibi komutlar vermeniz pek fazla etki etmeyecektir. Azarlamanız veya şiddet uygulamanız bu sorunu daha da büyütebilmektedir.

Yeni doğan çocukların anne ve babayla birlikte yatması hakkında uzmanların birbirinden farklı görüşleri bulunmaktadır. Bebeğin yeni doğmasından sonra baba elinden geldiğince destek olsa bile bebek beslenmek için anneye yakın olmak zorundadır. Burada önemli olan annenin kendisini çok fazla yıpratmadığı bir ortam sağlanmalı ancak ayrı yatakta yatmasında fayda olduğunu söyleyen görüşler fazladır. Çocuğun sağlıklı bir bağlanma duygusuna sahip olması için anneden ne çok uzak durması ne de çok fazla birlikte olmaması önemlidir. Çocuğunuz sizden ayrılmak istemiyor, kendi başına bir şeyler yapmakta zorlanıyorsa destek almanız da fayda vardır.

 

Sevgili anne ve babalar, sizlerin çocuklarınız için en iyisini istediğinizi biliyoruz. Onlar için elinden gelenin fazlasını yapan sizler ve çocuğunuzun bazen desteğe ihtiyacı olabilir. Bu desteği almaktan, istemekten asla çekinmeyin. Ne demişler “Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşırmış.”. Sizleri çocuklarımız için birlikte çalışmaya Gebze’deki Pozitif Psikoloji Danışmanlık Merkezimize bekliyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir